Beygir Geçmişi / Atlas

Beygir Geçmişi / Atlas

Beygir Geçmişi / Atlas

Daha önceki Beygir Geçmişi yazımda da bahsettiğim gibi, Yunanistan turumuz için güven veren bir Japon scooter arayışındaydım. Seçeneklerim arasında ilk tercih 2007 – 2009 arası bir Burgman 650 olsa da, arkadaşımın Integra’sı daha cazip geldi. Scooter kullanıcısı olarak zincir aktarmanın avantajları olduğu gibi, dezavantajları da var elbette. Zincir yağlamak ve temizlemek.

Honda Integra hakkında kısa kısa bilgi vermekte fayda görüyorum. Honda tarafından DCT şanzımana sahip ilk motosiklet 2009 model VFR 1200 F. Tabii şimdi bile motosiklet sektöründe “Ne demek 2 debriyaj var?” sorularına maruz kalırken, Honda’nın 2009’da aldığı bu radikal kararı bir düşünün. NC700 Integra 2’nci nesil DCT sistemine sahip ilk motosiklet. 700 S ve X ile birlikte piyasaya 2012 yılında çıktı. İşte benim Atlas da bu seriden. Peki, “Ne demek 2 debriyaj var?” sorusunu yanıtlayalım o halde. Alışılmışın dışında DCT sistemine sahip motosikletlerde 2 debriyaj bulunuyor. Bunun amacı hem sıralı viteslerin birbirinden bağımsız çalışması, hem de vites geçişlerinde zaman kaybı yaşamamak. Quick Shifter da bu usulle çalışıyor ama o sistemde bildiğim kadarıyla tek debriyaj var.
DCT şanzıman ve manuel şanzıman işleyişine ait bilgilendirici bir video var, onu da şuraya koyduktan sonra Atlas’a geçebilirim.

 

Atlas’ı 23 Haziran 2016’da satın aldım ve aldığımda yaklaşık 31 bin kilometredeydi. Satın aldığımda 3’lü Givi çanta seti ve sis farları vardı üzerinde. Tam olarak aşağıdaki gibiydi. Peki biz ne zaman Integra’ya Atlas ismini taktık? Yunanistan seyahatimiz sırasında Atina’da Yunan mitolojisine ait mini heykelleri incelerken gök kubbeyi sırtında taşıyan Atlas’ı gördük. Bizim Atlas’da bizi sırtında taşıyordu. İşte tam da o zaman bu motosikletimizin isminin Atlas olmasına karar verdik.

NC700 Integra çift silindir bir motor bloğuna sahip. Diğer scooter’larda olduğu gibi kayış ile değil, zincir ile arka tekere güç aktarımını yapıyor. 230 kiloluk bu karma motosiklet kullandığım Maxsym 400’den sonra ciddi bir güç üretiyor ve arka tekere aktarıyor. Integra’yı 3 farklı modda kullanabiliyoruz. D (daha düşük bir yakıt sarfiyatı), S (spor mod) ve manuel mod.

Daha önce scooter tecrübem olmasından dolayı Integra’yı ilk başlarda D ve S modunda kullansam da, Adarat Academy‘den aldığım hakimiyet ve yol eğitiminden sonra manuel olarak kullanmaya başladım. Bu süreçten sonra motora daha fazla hakim olduğumu ve benim patron olduğumu söyleyebilirim.
Yaklaşık olarak 10 bin kilometreyi geçen bir tecrübem oldu. Doğal olarak bu motor hakkında da şahsi düşüncelerimi daha önceki yazılarımda da olduğu gibi konu başlıklarında aktaracağım.

  • Aydınlatma: Tek far aydınlatması bulunuyor. Önceki motosikletlerime kıyasla zayıf bir aydınlatması var. İlk zamanlarda adeta hava kararınca motosiklet kullanmak istemiyordum. Üstünde her ne kadar sis farı ve çakar aydınlatmakları bulunsa da yağmur ve sis olmadıkça bunları kullanmıyorum. İngiltere’den Philips X-treme Vision Moto ampulünü sipariş ettim ve şuan gayet memnunum. Daha iyi olur mu, uğraşırsanız ve LED tercih ederseniz evet, fakat ben uğraşmak istemediğim için sadece ampul değiştirmek ile sorunumu çözdüm.
  • Güç: Güç bana göre göreceli bir kavram. Ne demek istiyorum hemen konuya geleyim. Bir önceki motosikletim 33 beygir güce sahipken, Integra 51 beygir. Buna rağmen çift silindirin ve zincir aktarımın verdiği güç daha fazla hissediliyor. Başka bir 650-700’lük makineye göre güçsüz kalabilirken, scooter geçmişi olan benim için oldukça tatmin edici bir performansı var.
  • Konfor: Konfor yok. Evet evet doğru duydunuz. Fabrika çıkışı sele uzun yolculuklar için oldukça rahatsızlık verici. E durum böyle olunca biz de Adnan Çoban’ı ziyaret edip konfor sele işlemini yaptırdık. Sonuç olarak 3 saat sürekli motosiklet kullandığımız da oldu ama hiç seleden şikayet etmedik.
    Konforu etkileyen bir başka etken de amortisör sistemi. Ön tarafa pek yorum yapacak deneyime ve bilgiye sahip olmasam da arka taraftaki tek amortisör kesinlikle yetersiz kalıyor. Hatta bir çok NC700 kullanıcısı bu durumdan şikayet etmekte.
  • Fren: 700 cc bir motosiklete kıyasla bence yetersiz bir fren sistemine sahip diye düşünüyorum. Elin Tayvan’lısı bile 400 cc ve aynı kiloda (230 kilo) motosiklete çift ön disk koyarken, Japon devi Honda’nın bu seride motorlara tek disk koymasını anlamsız buluyorum. 2016 model motorlarda da hala bu durumu sürdürüyorlar. Arkadaş koyacağın 1 disk ve 1 kaliper daha. Ne diye cimrilik yapıyorsun ki.
    Tek kişi kullanımda herhangi bir sıkıntı çekmesem de, iki kişi veya yüklü motorda bu durum maalesef yetersiz kalıyor.
  • Yakıt: İşte bu motoru tercih eden kullanıcıların yarısından fazlasının düşüncesini etkileyen maddeye geldik. Bu motor gerçekten 650 – 700 cc’ye kıyasla daha az yakıyor. Pegasus‘un iki kişi şehir içi kullanımı 100km/5,5 litre olurken, Integra ise aynı güzergahta 5-5,5 litre sarfiyata sahip. Uzun yolculuklarda ise kullanıma bağlı olarak sarfiyat değişiklik gösterse de 2.800 kilometrelik Yunanistan turumuzda ortalama 100km’de sarfiyatımız 4 litre olmuştu.
  • Bagaj: Honda tarafından her ne kadar Scooter kategorisinde yer alsa da, bu motosikletin sele altı bagaj hacmi maalesef yok denecek kadar az. Hatta işin ilginç tarafı NC700 S ve X’de ise ön tarafta bulunan depo kısmı daha fazla bir hacme sahip. Üstüne üstlük sele altı bagajı silindire yakın bir yerde olmasından dolayı ısıya maruz kalıyor. Garip tabi. Ön taraftan scooter gibi kapalı bir görünüme sahip olan motosiklet, arka taraftan bakınca tıpkı vitesli bir motosiklet görünümüne sahip. Bunun avantajını da yan çanta seti ile kullanıyor.
  • Lastik: 17 inc lastiklere sahip olmakla birlikte fabrika çıkışı lastik markasını maalesef bilmiyorum. Ben motosikleti aldığımda üstünde Michelin lastikleri vardı, hala da onları kullanıyorum. Fakat lastik ebatının büyük olması denge, konfor ve yan rüzgarlarda avantaj sağlıyor.
  • Ağırlık: 230 kiloluk bir ağırlığa sahip.
  • Hararet: Sadece eğitim sırasında yavaş sürüş denemesi yaptığımda hararet göstergesindeki ikaz ışığı yanmıştı. Eğitim sırasında frenle birlikte yüksek devir ile dengede tutmaya çalışmam nedeniyle hararet yaşamış olsam da 2 boş turda hemen kendine geldi alet.
  • Ayna: Motosikletlerde olduğu gibi gidonda bulunuyor aynaları. Maxsym 400’deki gibi geniş bir görüşe sahip olmasa da arkayı görmekte zorluk yaşamıyorum.
  • Servis: Kullandığım motorun yıl ve km olarak garanti dışı kalmasını fırsat bilip yetkili servise götürmedim.

Bu yazının ardından eğer aklıma gelen başka bir şey veya tecrübem olursa güncelleme adı altında buraya yazacağım. Aklınıza takılan soruları sormaktan çekinmeyin. Şuraya da Atlas’ın başka fotoğraflarını da ekleyeyim.

Atina Akropol’ünü arkamıza aldık ve bu anı ölümsüzleştirdik.
Burası da Kalambaka bölgesindeki Meteora manastırları.
Midilli adasında bir yer…
Atlas’ın kokpit bölgesi.
Atlas Parga’nın keyfini çıkarıyor.

Sağlıcakla kalın.

Category : Beygir Geçmişi Tags : , , , , , , , , , , , , , ,

One thought on “Beygir Geçmişi / Atlas

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir