Beygir Geçmişi / Pegasus

Beygir Geçmişi / Pegasus

Beygir Geçmişi / Pegasus

Oldum olası Yunan mitolojisine hep bir sempatim vardır. İlk motoruma isim koyamadım ama bundan sonraki motosikletlerime Yunan mitolojisinden isimler vermeye kafama koydum. Maxsym 400i sahibi olduktan sonra bu motoruma Pegasus ismini koydum. Çünkü 250cc motoruma göre hem daha güçlü hem de daha heybetliydi. Hem Pegasus da kanatlarını açınca heybetli olmuyor muydu? “Pegasus da neymiş?!” diyenler buraya tıklayarak meraklarını giderebilir. Neyse gelelim asıl konuya.

Ömerli taraflarında bir yer
Şekilli foto.

Pegasus’u alma hikayem

250 cc’nin bize yetmediğini düşünmeye başladığımda Maxsym 400i’ye geçmeye karar verdik. Hem 400 cc kategorisinde fiyatı rakiplerine kıyasla baya uygun kalıyordu, hem de ilk motosikletimizden gerek konfor olarak gerek performans olarak memnunduk. Neden 400cc denemeyelim dedik. Gel zaman git zaman malum siteye bakıp araştırmalara koyulduğumda Çanakkale’de henüz 2 bin kilometrede beyaz bir tane bulduk. Aklımızdaki fiyata yakındı yakın olmasına ama hep bir risktir ya şehir dışından motosiklet almak. İşte kafamızı kurcalıyordu bu olay. “Henüz 2000’li kilometrelerinde, ne olmuş olabilir ki?” diye sorarken kendimizi yolda bulduk.

Sahibi ile konuştuğumuzda hem sahibinin iyi bir insan hem de motosikletin tertemiz olduğunu gördük. Düşünsenize, şehir dışından gelen, tanımadığınız adamın birine kendi motorunuzu verip rahat rahat turlamasına izin veriyorsunuz. Şahsen ben şuan bile böyle bir davranışta bulunmam. Bana güvenip de motorunu veren abimin kulaklarını da bu vesileyle çınlatayım. Neyse motoru gördük, beğendik ve noterde alışını yaptık ve İstanbul’a döndük.

Pegasus’u alıp depoyu ilk doldurduğumuz zamandan bir kare. Yer Çanakkale.

Kısaca Pegasus

SYM’nin maxiscooter serisinden bir başka model oluyor kendisi. Benim ikinci el olarak satın aldığım sıralarda SYM bu motorlardan artık getirmiyor, ellerinde kalan son sıfır kilometre motorları eritmeye çalışıyordu. Tabii ki 10 yıl yedek parça garantisini düşünerek aldık.

400cc, tek silindir ve 230 kiloluk bir canavar kendisi. Tabii 180 kiloluk bir motordan 50 kilo fazlası olan Pegasus’a geçerken biraz yadırgamış olsam da alışma sürem tahminimden daha kısa sürdü. Bu motorun üstünde de Maxxis lastikler bulunurken, lastik ebatları Burgman 650 ile aynıydı. Önde çift fren diski bulunurken, fren sistemi yine çelik fren hortumuna sahipti. Daha detaylı bir tanıtım için alttaki videoya bakınız efendim.

 

Videonun yanı sıra bazı konulara şahsi düşüncelerimle şöyle açıklık getirmekte fayda var.

  • Aydınlatma: Çok iyi. Ön tarafta çift yanan farlar bulunurken, arka tarafta kasanın geniş olmasından dolayı bol bol led aydınlatmalar var. Ayrıca sinyaller de oldukça belirgin.
  • Güç: 399 tek silindir bir motor bloğuna sahip. Tek silindir olması nedeniyle 3-4 bin devir aralığında birazcık titreşim oluyor. Fakat motoru kullanmaya alıştığınızda bu devir aralığında pek fazla işinizin olmadığını anlayacaksınız. Scooter dediğin zaten 4 – 7 bin devir aralığında yol alıyor genelde. Hızı tatmin edici, konforlu bir biçimde 150 km/h ile seyredebiliyorsunuz. En fazla 165 gördüm. Siz denemeyin.
    Motor 33 beygir güce sahipken, en yüksek tork 5500 devirde yaklaşık 35 Nm. 
  • Konfor: İyi. Hem sürücü için hem de yolcu için gayet geniş bir sele mevcut. Uzun yolculuklarda yormazken, ayak uzatma mesafesi de 182 cm biri için yeterli durumda. Ayaklarınızı ister uzatın isterseniz de sandalyeye oturur gibi kırarak oturun. Seledeki bel desteği ayarlanabilir kademeye sahip olurken, ciddi anlamda konfora önemli bir destek sağlamakta.
  • Fren: Çok iyi, tek eksiği ABS. Yine çelik fren hortumuna sahip fren sisteminde ön tarafta radial bağlı çift fren diski bulunurken, arkada da tek disk var. Yumuşak hamurlu lastik ile bu canavarın nasıl durduğuna inanamayacaksınız.
  • Yakıt: Biliyorsunuz sürekli iki kişi kullanıyoruz. Şehir içinde ortalama 100 km/ 5.5 lt civarında bir sarfiyatımız olurken, uzun yolda 100 – 130 bandında 4 litreye kadar düşüyor yakıt. 14.2 litre depo kapasitesi bulunuyor.
  • Bagaj: Sele altı bagaj kapasitesi gayet yeterli. Kask model ve ebatlarına göre sele altına 2 full face kapalı kask sığdıran arkadaşlar olurken, benim kaskımın modeli ve ebatları nedeniyle sadece eşimin fullface kaskı ve bütün ekipmanları (Mont, dizlik, eldiven) ve lastik tamir ıvır zıvır sığabiliyor.
  • Lastik: Maxxis Radial lastiklere sahip. Sıkıntı yaşamamış olsam da İstanbul’un cıvık asfaltında daha yumuşak hamurlu lastik hem yol tutuşu bakımından hem de fren performansına yardımcı olacaktır. Ebat olarak ön 120/70 15, arka 160/60 14 ölçülerine sahip olurken Suzuki Burgman 650 ile aynı ölçülerde lastik kullanıyor.
  • Ağırlık: 230 kiloluk bir ağırlığa sahip olmasına karşın ağırlık merkezinin aşağıda kalmasının da etkisi ile düşük hızlarda bile kolay denge kurulabiliyor.
  • Hararet: Sym Gts 250i Evo’dan sonra fan açma sesini oldukça fazla duyuyorsunuz. Tabii sonradan anladım, aslında normal olan buymuş 🙂 250’lik motor efsanevi bir şekilde fan açma gereği duymuyor.
  • Ayna: Aynaların gidonda ve geniş olması sebebiyle GTS Evo ve Joymax’te olan dirsek gösterme sorunu burada mevcut değil. Çok net bir şekilde arkayı görebiliyorsunuz.
    Pegasus ile Uçmakdere kamp keyfi.

    Kalabalık gidince daha güzel oluyor.

Pegasus ile çok fazla uzun yol tecrübem olmasa da, 4-5 kere Yalova, 2 kere Uçmakdere ve 1 kere Maşukiye’ye gittim. Gayet de memnundum. Motosiklet ile Yunanistan’ı gezme hayalim nedeniyle daha bilindik ve kendisini ispatlamış bir motosiklet arayışına girdiğim için Pegasus’la da yollarımızı ayırmıştık.
Kendisine 2.000’li kilometrelerde sahip olurken, yaklaşık 16.000 kilometrede (yanlış hatırlamıyorsam) sattım.
Sonraki motorum Atlas oldu. Dünya’yı sırtında taşıyan Atlas, neredeyse tüm Yunanistan boyunca bizi sırtında taşıdı. Onun yazısına da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın 🙂

 

Category : Beygir Geçmişi Tags : , , , , , , , , , , , , , , , ,

2 thoughts on “Beygir Geçmişi / Pegasus

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir