Yunanistan / Atina Gezi Rehberi

Yunanistan / Atina Gezi Rehberi

Yunanistan / Atina Gezi Rehberi

Tatataaaaam. Assolistler en son çıkar derler ya hani, işte benim assolistim dayanamadı. Tutturdu en önce ben çıkacağım diye, hay hay. Karşınızda Atina!

 

Yazıya başlamadan önce şunu belirtmekte fayda görüyorum, Atina benim için önemli yere sahip şehirlerin başında geliyor. Nedendir bilinmez, Yunan mitolojisi hep ilgimi çekmiştir, sanırım ondan. Neyse uzatmadan Atina’da gerçekleştirdiğimiz geziye ait notlara yer verelim.

  • Konaklama

En can alıcı kısım. Biz motosiklet ile Atina’ya geldiğimiz için konaklama olarak pek merkezi bir yer seçmedik. Merkezin biraz daha kuzey bölümlerinde yer alan Hotel Neos Olympos‘ta konakladık. Eski çağlara ait dekorasyon anlayışına sahip olmasına rağmen biz oldukça beğendik. Özellikle 7/24 açık olan resepsiyonundaki akşam vardiyasına bakan amcamız oldukça yardımcı oldu.

13-09-13
Lobby
13-09-16
Merdivenlerdeki aplikler

 

 

 

 

 

 

 

 

Biz kendi aracımız ile Atina’yı gezeceğimiz için konaklama kısmının uzaklığını dert etmemiştik. Siz araç ile seyahat etmeyecekseniz eğer şehrin daha merkezi kısımlarında konaklamanızı tavsiye ederiz. Plaka tarafları oldukça güzel olmakla birlikte restoranların fiyat listesine bakarsak otel fiyatları da kabarık olacaktır.

 

  • Gezi

Bu şehirde gezilecek pek çok yer var. Kendinize güzel bir gezi planı yapıp buna uymaya çalışın. Tabi günlük yaklaşık 2 saat kendinize boş bir zaman yaratın ki Atina sokaklarında rahat rahat kaybolmanın da tadını çıkarın.

Bunun dışında her gezi yazısında olduğu gibi Acropolis‘e, Hephaistos‘a, Temple of Zeus‘a ve Syntagma Meydanı‘na gidin diyeceğiz. Fakat yine kendi deneyimlerimiz, kendi yaşanmışlıklarımızı anlatarak yol göstermeye çalışacağız.

Atina’da yukarıda bahsettiğim yerler ve bunların haricinde kalan 1-2 yeri daha gezmeyi kafanıza koyduysanız size tek tavsiyem “Kombine bilet alın” olur. Öğrenci iseniz, öğrenci kimliğinizi yanınıza alın. %50 indirim az para değil, sonuçta Euro olmuş 3.60 TL (19 Kasım 2016)

Acropolis denince hayal gücünde efsanevi bir şey canlanıyor. Antik Yunan tarihi ile ilgili yeterince bilgimiz olmamasına karşın buraya çıktığımda gerçekten etkilendim. Acropolis, yukarıda bulunan şehir anlamına gelirken; turistik otobüslerin park ettiği alandan yukarıya doğru tırmandığımızda bizleri önce Herodes Atticus (Tiyatro) karşıladı. Bu antik tiyatro günümüzde hala aktif olarak kullanılırken, çeşitli organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. Evet Harbiye Açık Hava Tiyatrosu gibi, gerçi o da restorasyona alındı ama hadi bakalım. Neyse konumuza dönelim.

13-09-69
Odeon Of Herodes Atticus

İlerlemeye devam ettiğimizde ise Atina ayaklarınızın altındaymış hissini yaşatan merdivenlerden Acropolis’e giriş yapıyoruz. Burada Athena Nike Tapınağı, Parthenon ve Erekhtheion‘u görmeniz mümkün. Tabi Parthenon’un restorasyonunda kullanılan kocaman vinci kadrajdan çıkarmak ve güneş ile güzel bir açı yakalamak için baya çaba sarf edeceksiniz. Yine Acropolis’te bulunan büyük Yunan bayrağının oradaki seyir terası tarzındaki yerde selfie çekmeyi unutmayın.

13-09-70

Önemli not: Acropolis’in her yerinde göreceğiniz denetçilere dikkat etmekte fayda var. Yanlış anlamadıysak eğer burada asitli içeceklerin içimine izin verilmiyor (malum arkeoloji falan filan) fakat su içebileceğiniz bir musluk ile susuzluğunuzu giderebilirsiniz.

 

 

 

Yakın bir yerinde bulunan Temple Of Olympian Zeus tarihi alana gidebilirsiniz. Kombine bilet aldıysanız gidin, almadıysanız pek gezeceğiniz bir şey yok aslında. 6-7 tane sütundan oluşan merkezi bir tarihi alanın yanında çeşitli arkeolojik kalıntıları görmek mümkün. İçeride bulunan arkeolojik eserlerin sayısından çok Uzak Doğu’lu turist vardı. Biz kombine biletimizi buradan aldığımız için ilk olarak buraya girdik. İyi ki de girmişiz, yoksa emek dolu ‘Türkiye’de Gezgin Kadınlar Var‘ yazıtını bulamazdık. İyi ki varsınız güzel insanlar!

13-09-61
Temple of Olympian Zeus
13-09-67
Okuyamayanlar için: Türkiye’de Gezgin Kadınlar Var

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buraya yakın bir başka tarihi mekan ise Panathenaic Stadium. Günümüzde de gerçekleştirilen olimpiyatların temeli burada yatarken, parasını verip içeriyi gezen turistlerin sayısı dışarıdan izlemek ile yetinenlere kıyasla oldukça az. Merak mı ettiniz, biz de dışarıdan izleyenler arasındayız.

13-09-52
Biri gaza gelmiş koşuya hazırlanıyor arka planda.

 

Yunan mitolojisinde yer alan ve günümüze en sağlam bir şekilde ulaşan yapı ise(bence) Temple of Hephaestus, adamı sevmemelerinden mi yoksa mitolojik olarak yazıldığı gibi çirkin olmasından mı anlam veremedim ama en iyi korunmuş yerlerin başında geliyor. Burası Agora şehrinin harabeleri arasında yer alıyor. Kombine bilet dahilinde olan tarihi yapıyı ziyaret ederken, Agora kalıntıları arasında bulunan ve bol sütunlu bir binada arkeolojik kalıntılar yer alıyor. Eğer bilgi sahibi iseniz etkileneceğinizden şüphemiz yok, bilgi sahibi değilseniz bile yapılan büstlerin gerçekçiliği karşısında siz de bizim gibi hayrete düşebilirsiniz. Sanki size bakıyorlar!

14-09-11
Temple of Hephaestus

Bunun dışında gezip görebileceğiniz Syntagma Meydanı var tabi ki. Yok yok, para vermiyorsunuz buraya. Zaten pek gezilip görülecek bir yer değil. Sadece önünde nöbet tutan ve tören adımı oldukça dikkat çeken Yunan ordusunun tören mangasına ait askerlerin nöbet değişimini izleyebilirsiniz. Nöbet değişimden sonra nizamiye çavuşu isteyenlerin teker teker resim çekilebileceğini belirten bir açıklama yaptı. Tabi biz nizamiye çavuşu olduğunu varsaydık 🙂

 

13-09-29

 

 

Buranın hemen yakınlarında National Garden var, fakat Belgrad’a gitmiş birisi olarak buradan pek fazla etkilenmedik desek yeridir. Ulusal parkın içerisinde konaklayan evsizleri görmeniz de mümkün, zararları yok kimseye merak etmeyin.

Atina, gündüz olduğu kadar gece de ayrı bir güzel görünüyor. Biz bu güzelliği Acropolis’ten daha yüksek bir tepede bulunan Church of St. George‘dan izledik. Her ne kadar buraya çıkmak için teleferik ya da feniküler sistemi olduğu söylense de biz bulamadık. Bu güzel manzara için çok ter döktük anlayacağınız üzere. Bence kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir yer.

14-09-64

 

  • Yiyecek – İçecek

Yunanistan’ın genelinde şöyle bir gelenek var, ister cafe ister restoran, neresi olursa olsun masaya oturduğunuzda %80 ihtimalle önceden su geliyor. Atina genelinde yurdumuzun dönerine benzer bir yemek alışkanlığı var ve domuz eti oldukça yaygın. Monastraki meydanında yer alan Bairaktaris’e oturuyor ve Gyro sipariş ediyoruz. Nedir bu derseniz, bizdeki porsiyon döner tarzında bir yemek. Fakat yanında pilav yok, soğan ve cacık var. Hem de sarımsaklı. O kadar güzel bir lezzeti var ki, ikinci tabağı koysanız anında silip süpürürüz. Tırnaklı pideye dürüm şeklinde yapıyorlar, ona da Souvlaki deniyor.

13-09-17

Bol soğanlı Gyro.

  1. Bairaktaris: Monastraki meydanında bile birkaç tane dükkanı var. Biz arkadaşımızın tavsiyesi ile köşede yeşil kapı ve çerçeveli dükkanı tercih ettik. Gayet de memnun kaldık.
  2. Fresko Yogurt Bar: Greek Yogurt diye tabir edilen, krem peynirimsi bir tadı olan yoğurta istediğiniz reçeli veya tatlıyı ekleyebiliyorsunuz. Biz çilekli olandan yedik, enfes oluyor. Kesinlikle tavsiye ederiz.
  3. Brettos Bar: Biz içeriye giremedik ama dükkanın kapısından da çok güzel bir manzara sizleri karşılıyor. İçeride az sayıda oturup içki içebileceğiniz bir mekan. Önceden gidip yer kapmakta fayda var.

Bunların haricinde Club sandwich ile Atina’da tanıştık. Yunanistan seyahatimiz sırasında daha sonra sıkça açlığımızı dindirmemizde yardımcı oldu.

 

  • Dikkat Çekenler
  • Motosiklete binenler ya da ilgi duyanlar mutlaka bilir, Yunanistan’da motosikletin ne kadar yaygın bir ulaşım aracı olduğunu. Atina’da bu durum neredeyse zirveye ulaşıyor. Devamlı aralardan geçen motosiklet kullanıcılarını görebilirsiniz. Eh ne kadar çok motosiklet, o kadar çok motosiklet tamir dükkanı. Hatta biz bile Atlas’ın (bizim Integra 700) arka fren balatalarını burada değiştirdik. Hem de bir zamanlar İstanbul’da yaşamış olan İslam ile tanıştık.

13-09-4

  • Burada bol bol scooter görmek mümkün. İtalyan scooter markalarının yanı sıra Taiwan malı SYM de oldukça yaygın bir marka. Özellikle yollarda sıkça gördüğümüz Citycom 300i modelinin yanı sıra, Türkiye’de bir zamanlar yolda olan ve hatta benim de ikinci motorum olan Maxsym 400i’nin ABS’li versiyonlarını görmek mümkün. Genelde 300-400 cc scooterların yanı sıra çok fazla Suzuki V-strom 650 görmek mümkün.
  • Hediyelik eşya satan dükkanlarda bol bol Yunan mitolojisine ait figürleri görmek mümkün. Biz de Atlas figürü aldık. Figürlerin yanı sıra her yerde “dream catcher” görebilirsiniz.
  • Monastraki bölgesinde şansa bulduğumuz çok güzel bir dükkanı taktim etmek isterim: Canvas. Bu dükkan, bazı sanatçıların Yunanistan’ı resmettiği ürünleri orijinal bir biçimde tabloya döküyorlar. Dayanamadık küçük boyundan yanımıza aldık. Malum yerimiz yok 🙂

14-09-50

 

  • Son olarak

Yunanistan seyahatimizin tamamından derlediğimiz bir videoyu da aşağıya bırakıyorum. Vaktiniz varsa beğeneceğinizi düşünüyorum. İyi seyirler.

Category : Gezilerim Tags : , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir